Okumak Anlamaktir

23 Ekim 2012 Salı

Varolmayı Seçmek

Doğuyoruz; üstelik elimizde olmadan. En azından bana danışıp fikrimi soran ve bana seçme hakkı sağlayan birileri olmadı, bundan eminim. Hiç kimse gelip te "hayat denilen bir süreçten geçmek ister misin? Orası oldukça eğlenceli, bahse girerim çok hoşuna gidecek, tabi doğru kararları verebildiğin sürece..." gibisinden bir laf etmedi! Evet, hatırladığım kadarıyla böyle birşey olmadı. Aksi düşünüldüğünde dahi; hangimiz yokluktayken böylesine cazip bir teklifi red edebilirdi de yoklukta bir hiç olmayı yeğlerdi? Çok merak ediyorum doğrusu. Düşünün, o zaman biriminde kesinlikle tecrübesiz olurduk; ve bu bizim alacağımız ilk karar olurdu öyle değil mi? Lakin, karar ne demek bilmiyorduk bile, ki büyük olasılıkla tercihimizin doğruluğunu veya yanlışlığını iredeleme gibi bir lüksümüz de yoktu. Yanılıyor muyum? Çünkü bunun için yaşamak ve yaşadıkça tecrübe edinmek gerekiyor. Zaten süreç nedir bilemezdik, bırakın birgün sonlandıralacak olan bir yaşama dair herhangi bir fikre nail olmayı; anne karnında doğum sürecinin 9 ay 15 günde tamamlanacağını dahi tahmin edemezdik.

Gümülcine, İmaret, Çay Ağazı

Peki, biliyor olsaydık ve seçme şansımız olmuş olsaydı, neyi seçerdik? Yokluğu mu? Varlığı mı? Gerçek şu ki; ben yokluğu seçerdim diyebilecek birinin varlığına inanmıyorum, cünkü böyle düşünenlerin tümü çoktan son kararını verip intihar etmişlerdir bile. Hayatta kalan veya kalmaya çalışanların tamamı yaşamı ve yaşamayı server. En sefilinden, en yoksuluna, en çaresizilik içinde olanından en lüks hayatı sürenine, en sefa içinde olanından en zengin olanına kadar, herkes yaşamayı sever ve didinip durur. İngiltere kraliçesinden, bizim mahellenin delisine kadar. Bu böyledir. Kimisi bunu bir lokma ekmek için yapar, kimi ise milyarlarına milyon katmak için. Hiç ölmeyeceklermiş gibi yada biraz daha yaşamak için. Yine de ölürler ve korkarlar, çünkü ölüm onlara hiçliği ve çaresizliği hatırlatır. Tedirgenleşirler. Önemsememeye ve hiç düşünmemeye çalışırlar. Kendilerini meşgul edip unutmaya çalışırlar. O kendisini onlara hatırlatana dek. Buna bir cenazede çığlık atan o sessizliğin içerisinde tanıklık edebilirsin. Ölüm onlara doğum öncesini hatırlatır. İşte bu yüzdendir ki "hayat denilen süreçten geçmek ister misin?" sorusuna, hala yaşıyor olanların da cevabı evet olurdu diye düşünüyorum. Peki ölüm, hiçlik midir?

Amma Velakin