Okumak Anlamaktir

8 Kasım 2012 Perşembe

Kadın & Kül



Kışın son günü soğuna tutunmuş bir ilk bahar sabahı uyanamadığında; ne de yakışmıştı seher şebnemi gözlerine ölümün o ketum lekesi. Aynı ihtişamın tohumundan filizlenirdi birbirinden ayrı iki derya. Biri bilmezdi bile, diğeri tapardı ona.

Ve hüzünle demlinirdi o, ay yüzü; tuzlandığında engin denizler gibi masmavi dalgın gözleri. Kendimi batırırdım onlara, batmaz denilen gemiler gibi. Ve bir cumartesi gecesi sen öldün, ve ben oldum tüm kötülüklerin rahibi. Kutsadığım eller şeytanın ki. Düşürme gözlerini yüzümün üzerine, sahibe köpeği ile alay eder gibi.

Kinle doluyum kendime. Boşa geçirdiğim her bir anın intikamını alırcasına, umudun doğum sancılarını boğmaktayım sadece. Ve not düşüyorum nefesinin çilek koktuğunu, anılarının can yaktığını. Kelimeler kifayetsiz kalmıyordu bu denli nemli ruhumun derinliklerinde; ben bu derde dusmeden once!

Asla olmam dediğim adam oluyorum ve zaman eskitiyor hepimizi.

Amma Velakin