Okumak Anlamaktir

5 Aralık 2012 Çarşamba

O An

Geceleri başımı yastığa koyar koymaz; çok yorgun olduğum günlerde, uykuya henüz girmeden bir anlık ta olsa, çok eskileri anımsıyorum. Hepsi gözümün önüne geliyor o an. Hatıralarım ile bütünleşiyorum. "Şimdi" anlamını yitirip kendini unutturuyor bana. Diğer yandan ben; o "eski" Ali olup çıkıyorum birden. Sanki o gün, hep o anmış gibi geliyor. O kadar gerçek ki. En çok ta küçüklüğüm gözümün önüne geliyor. Arkadaşlarım, ailem, öğretmenlerim, hepsini yaşıyorum. Sinirliysem kızıyor, mutluysam neşeleniyor, kötü bir anımsa hissettiğim, hüzünleniyorum.

Lakin uzun sürmüyor. Bunun gerçek olmadığının farkına vardığımda; tabir-i caizse deprem olmuş ve ben enkaz altında kalmış gibi hissediyorum. "Şimdi" göçük oluyor bir anda ve aradan geçen onca yılın yükü omuzlarıma bindiriliyor sanki. Nefes almam güçleşiyor. Galiba geçmişe fazlasıyla bir özlem duyuyorum. Ama bundan asla rahatsızlık duymuyorum, lakin kendime gelmem sarsıyor beni. Çünkü zamanın bizleri nasıl da yıprattığına tanıklık ediyorum bi'nevi. Oysa hayat akıp geçmiş biz farkında olmadan.

Duyurumdur bu herkese; 27 yılı ardımda bıraktım bugün, 28'den gün eksiltiyorum. Oysa 13 yaşıma gelmeyi sabırsızlıkla bekliyordum bir vakit. Hep yerinde sayacağını zannediyorken zamanın; bizleri eskittiğinin farkına varmak ne acı. Dönüp baktığımda ardıma, bir andan ibaret sanki o koca geçmiş. Hiç yaşanmamış gibiyken bir yerde, bir yerde de sanki hep yaşanıyormuş gibi. Ne garip!

Amma Velakin