Okumak Anlamaktir

26 Şubat 2013 Salı

Dünya Düzeninin Dengesizliği ve Elit Kesim

Bir dönem oldukça anarşist takılıyordum. Tabi hiçbir zaman anarşizmin bir çıkar yol olduğu kanatinde değildim ancak, haklı olarak dünya düzeninin göz ardı edilemeyecek bir dengesizliğin içerisinde olduğunu düşünüyordum. Anarşizm bu duruma bir çözüm olmasa da bir tepki niteliği taşıyordu benim için. Bu ayrı bir konu, farklı bir başlık altında bundan söz etmek isterim açıkçası.

Senatörler

Dünya düzeninin dengesizliği diyerek kastettiğim şey; ülke politikacıların çıkar amaçlı attıkları tüm siyasi adımların, ülke veya dünya genelinde yol açmış olduğu ekonomik ve sosyolojik yıkımlardır. Bir yanda batılılar tarafından kaynakları sömürülen Afrika ve Güney Amerika ülkelerinin vaziyeti, diğer yanda ise "gelişmiş" batı ülkelerinin kendi toplumlarına uyguladığı ekonomi gelirlerin orantısızlığı.
Bakın, küçük bir araştırma yaparak; dünya gelirlerinin %68'i dünya nüfusunun %2'sine tekabül ettiği sonucuna varmak hiç te güç değil. Bu veriler rahatlıkla gözlemlenebiliyorken, dengeden bahsetmek dahi söz konusu olamaz.

Peki kimlerdir bu dünya nüfusunun %2'sine mensup kişiler? 
İş hayatlarında başarıyı elde etmiş şanslı kişiler mi? Hiç sanmıyorum.
Senatörler mi? Onlar; uluslar arası küçük bir şirketin kazandığının yarısından daha azını bile kazanamazlar. Unutmayalım ki uluslar arası birçok büyük şirkete sahip olan tekil patronlar da vardır ama her nasıl oluyorsa TV'lerden gördüğümüz kadarıyla, ülkeleri adına önemli kararlar alan hep senatörler olur ve bunu fakir olan halk adına yaparlar. Bir yerlerde illaki bir neden bulunarak savaş çıkartılır ve şirketler bu savaşı finanse ederler. İkinci dünya savaşında yahudi katliyamına neden olan Hitler'i finanse eden yahudi ailesi Rothschild'ler gibi. Veyahut başka bir yerde Petrole, afyona el konulur ve yine bu şirketler tarafınca kazanç sağlanır. Bunlar hep tesadüftür ve asla bahsedilmez.

Rothschild ve çocukları

Aslında bunların hepsi anlaşılabilir 
ve herkesin gördüğünü iddaa ettiği soyut gerçeklerdir.
Başkanların, başbakanların, cumhurbaşkanlarının birileri tarafından kukla muamelesi gördüğü iddaası gibi. Evet, buna ben de katılıyorum. Lakin benim kafama yatmayan mantığıma uymayan başka birşeyler daha var.

Her ne oluyorsa, neden oluyor? 
Daha fazla güç ve para için mi? Çoğunuz benimle hemfikir olacaktır, o elit kesim gerçeğe en yakın kişiler olmakla birlikte aslında en akıllı kişiler de onlardır. Bana kalırsa mevzu daha fazla para değil. Hele hele para basma yetkisini ve borsa gibi bir trafiği elinde bulunduranlar için.
Ünvan, şan ve şöhret desek; pek te göz önünde bulunmadıkları için bu tez geçerliliğini yitirecektir. Neredeyse yaptıkları herşeyi dolaylı yoldan yada saklı yapmayı tercih ediyorlar.
Eğer güç içinse, bu gücü nereye kullanacaklar? Sırf bulundukları konumdan mahrum olmamaları için mi gayret sarf ediyorlar yoksa daha fazlası için mi?

Peki bunun daha fazlası nedir?
Hedefledikleri bir amaç var ve bu doğrultuda ilerledikleri bariz. Sanmıyorum ki zaman geçirmek için bu kadar atılımlarda bulunuyor olsunlar. En nihayetine en çok çalışan ve gündüzlerini gecelerine katanlar onlar.

Peki neden?

Amma Velakin