Okumak Anlamaktir

21 Mart 2016 Pazartesi

Anarşist Dünyam

Zeitgeist Addendum zırvalığından çok önceleriyli. Daha küçük bir çocukken, çizgifilmlerde subniminal mesajlarla verilen yeni dünya düzeni propagandasının etkisi altında kalmış olmalıyım ki; anarşizm ergenliğimin ideolojisi oluvermişti. Düzensizliğin bir armoni oluşturduğu ütopyamda, kanuna ve hukuğa gereksinim duyulmuyordu. Gerçekte ailem para vermese - kendime püskevit dahi alamıyacağım gerçeğini göz ardı ettiğimde, bu hayal-alemi pek takdir edilesi hayat standartlarına sahipti.

bayrak
Kırmızı ve siyah renklerden oluşan
Anarcho-syndicalism'i sembolize eden anarşi bayrağı

Ülkeler yoktu, dolayısıyla sınırlar da. Herkesin sözüne güven duyulduğu içindir ki kimlikler de yoktu. Polis hiç yoktu, çünki onlara ihtiyaç duyulmuyordu. Aynısı, tüm güvenlik güçleri olmak üzere ordu, özel çelik kuvvetler gibi birimlere ve yapılara da ihtiyaç duyulmuyordu. Para kullanılmıyordu; değiş tokuşla işimizi görüyorduk ve böylelikle bankacılık diye bir işe de ihtiyaç yoktu. Aslında kimse işlemiyordu, herkes hoslandığı uğraşla meşguldü. Bir çeşit hobi gibi.
Ne kadar saçma da duyulsa, meyve toplamaktan hoşlanan meyve topluyor, manava veriyor o da isteyene meyve veya sebze sağlıyordu. Mesela kasap manava et getiriyor, manav da ona istediği sebzeden veya meyveden veriyordu. Herkes evini kendi boyuyordu mesela. Boya üretmekten hoşlanan birileri varsa kolaydı ama yoksaydı da evini boyayacak kişi boya üretmesini bilmek zorundaydı. Böyle de zorlukları vardı bu hayatın.

Sanattan hoşlanan varsa; resim veya heykel yapıyordu. Canı döner çekerse, duvarına tablo asmak isteyen bir dönerciden döner karşılığında bir eser hediye ediyordu. Diyelim ki dönercinin iş yeri ve evinin duvarlarında boş yer yok, bu sefer sanatçı dönerci abi veya ablaya yardım etmek zorunda kalıyordu. Bir saat garsonluk yada bulaşık yıkamak gibi örneğin. Bu örnekleri neredeyse sonsuza kadar coğaltabiliriz ama hiç gereği yok diye düşünüyorum çünkü ne demek istediğim anlaşılmıştır. Ve evet biliyorum, her anarşistinkisi olmasa da benim hayal dünyamın neresinden tutsanız elinizde kalacak şekilde dizayn edilmiş. Şuan düşündükçe götümle gülüyorum.

Hafızalarınızı tazelemeniz adına arzu ediyorsanız Zeitgeist Addendum saçmalığında çıkan o yaşlı adamın dediklerini iyice bir dinleyin. Gözden kaçırılan şeyin, her anarşistte olduğu gibi, insan nefsinin olduğunun farkına varacaksınız. Anarşizm'in eşitlik, huzur, refah gibi söylemleri kulağa her ne kadar da hoş gelse, komunizmde olduğundan farksız, insan nefsi engeline takılıp kalacaktır. Bırakın Zeitgeist'teki dedeyi bu işin üstesinden eğitimle gelebileceğimizi savunup dursun, pratiğe yansımasının imkan ihtimali yok.
Süper eğitime sahip olmayabiliriz ama yine de eğitim görüyoruz ve buna rağmen; teröristler, caniler, katiller, dolandırıcılar ve siyasetçiler hep aramızdalar.

Boş levhalar olarak gelmiyoruz hayata, iç güdülerimiz var. Kusursuz değiliz ki; insanları baştan sona - yine(!) insanlar dizayn edebilsin! Her iyi içinde biraz kötü, her kötü içinde biraz iyi barındırır. Tanrı kelamına karşı çıkan insanoğlunun bir insan sözüne tabi olacağını zannetmiyorum, tabi bu işten bir çıkarı yoksa. Genellikle de çıkarımız olan şeyler kötüdür, az veya çok. İyilik çoğu zaman aleyhimize olur. Nevsine yenilen kötüyü tercih eder, çünkü zorluğu yoktur.

Amma Velakin